Gelecekte Ortaya Çıkacak İlginç Meslekler

Yazar Bekir Yanardağ 11 Nisan 2018 Çarşamba 1 yorum

Drone Kuryeciliği


7 Aralık 2016 tarihinde kuryecilik alanında bir ilk yaşandı. Alışveriş devi Amazon, tarihte ilk kez drone ile adrese teslim yaptı. Siparişin teslimatı toplam 13 dakika sürdü. Hani bazı Çin sitelerinden ürün siparişi verip 1 yıl bekliyoruz ya. İşte drone ürünü dakikalar içerisinde kapımıza getirecek. İşin ilginç tarafı ise, bu drone'lar tamamen otomatik olarak teslim edecek. Yani drone pilotuna gerek yok. İşte drone kuryeciliği, drone'u uçurmakla ilgili olmayıp, uçuş rotası optimizasyonu, yazılım güncellemesi ve arıza giderme gibi teknik meselelerle ilgilenen bir meslek olarak ortaya çıkacak. Bunu sadece internetten ürün satın alırken kolaylık sağlayacını düşünmeyin. Çok açıktığınızda ve dışarıdan yemek sipariş ettiğinizde drone'lar ile çok hızlı bir şekilde yemeğinize ulaşabileceksiniz.


Artırılmış Gerçeklik Mimarı


Artırılmış Gerçeklik Mimarı Nedir?

İngilizcesi augmented reality olan ve "AR" kısaltmasıyla tanınan bu kavram, gerçekliğin bilgisayar tarafından değiştirilmesi, artırılması anlamına gelir. Sanal gerçeklikten yani VR'dan farkı, VR gözlüğünü taktığınızda tamamen sanal bir ortama girmiş olursunuz. Fakat AR gözlüğü ile yaşadığımız bu dünyadan bir yere ayrılmazsınız. Ama gözlüksüz göremeyeceğiniz objeleri görürsünüz, tıpkı Pokemon Go AR oyunu gibi.


Artırılmış Gerçeklik Mimarı Ne iş Yapar?

Artık evinizi tasarlarken, "evim nasıl görünecek" gibi endişelenmelere gerek kalmayacak. AR mimarı evinize gelecek, size gözlük verecek ve hep birlikte evinizi tasarlamaya başlayacaksınız.


Sanal Para Danışmanlığı


Sanal para birimlerinin sayısı ve yaygınlığı her geçen artmaktadır. Şimdilik bu konuda bilgi edinmek ve yatırım yapmak için forumları takip ediyoruz. Fakat ileride sanal para birimi danışmanları ortaya çıkarak, belli ücret veya komisyon karşılığında insanlara yatırım danışmanlığı yapacaklar.





Devamını Oku...

Li-Fi Nedir? Wi-Fi Döneminin Sonlandırabilecek Mi?

Yazar Bekir Yanardağ 10 Nisan 2018 Salı 0 yorum
Li-Fi Nedir?

Işık dalgalarıyla internetin yayılması günümüzde güncel olan ve ileri bir teknolojidir. Adı Light Fidelity olan ve Li-Fi olarak kısa adlandırma sahip bu teknolojiyi Philips şirketi küresel şekilde kullanma başladı. Şirketin Li-Fi sistemi armatürlerle bağlantılı bir sistemdir. LED lambaları armatürleri kullanarak ışık spektrumu arayıcılığla yüksek hacimli bilgi verebilmesini sağlabilir. Alınan ışık ise cihaza bağlanan USB dönüştücü ile internete dönüşecek.


Li-Fi aracılığıyla 1 saniyede 224 GB hacminde veri iletimi mümkündür.

Bence Li-Fi teknolojisinin en güzel avantajı ise, ışığın parlaklığı arttıkca artan iletim hızıdır. Li-Fi ile 1 sayinede 224 GB veri iletmek mümkündür. 1 saniyede 20 kadar film, 3 kere GTA V veya 10-15 kadar büyük AAA tipi oyunlar indirebilirsiniz. Wi-Fİ'ya göre Li-Fi teknolojisinin başka bir avantajı ise, Wi-Fi dalgalarının sorunlu olduğu yerlerde, Li-Fi'ın sornsuz çalıştığı dalgaların ulaşamayacağı dalgalardan kolayca erişebilmesidir. Li-Fi teknolojisi, Wi-Fi'a göre çok daha güvenlidir. Wi-Fi kullanırken dalgalar dalgalara gider. Şu anda çevrenizdeki kişiler Wi-Fi şifrenizi kırabillir ve internet bağlantınızı kullanabilir. Ancak Li-Fi'da ışıklar diğer alanlara gitmeyeceğinden kırılamaz, yani daha güvenli bir internet sağlar.



Devamını Oku...

Nasıl Sarhoş Olunuyor?

Yazar Bekir Yanardağ 9 Nisan 2018 Pazartesi 0 yorum
sarhoş insan

Alkolün ağız ve yemek borusu ile temasında sonra ciddi oranda kana karıştığı ilk durak olan mideye ulaşır. Ancak en çok kana karıştığı yer ise ince bağırsaktır. Büyük bir kısmı ince bağırsaklardan kana geçen alkol, çok hızlı bir şekilde sinir sistemini etkilemeye başlar. Birkaç dakika içinde beyne ulaşır sinir hücrelerini etkiler ve mesaj iletimini yavaşlatır.

içilmeye devam edildiği takdirde, beyindeki görme, denge, konuşma ve muhakeme ile ilgili sinir merkezleri olaydan payını almaya başlar. Bu esnada alkolün baskılayıcı etkilerini yenebilmek için kalp kası zorlanır ve nabız artar. İçilmeye devam edilirse şuur kaybı meydana gelebilir. Biraz daha içilirse alkolün kandaki oranı alkol zehirlenmesi seviyesine ulaşır ve solunum yetmezliği nedeni ile ölüm kaçınılmaz son olur.

Alkol vücutta çok yavaş yakılır. 100 gram saf alkolün vücutça yakılması hemen hemen 10 saat sürmektedir. Yakılan her bir gram alkol için karaciğerde 7.1 kilokalori açığa çıkar. Yapılan araştırmalarca ABD'de iinsanlar genel olarak kalori ihtiyaçlarının %10'unu alkolden almaktadırlar. Alkolik insanlarda ise bu oran baya bir artış gösterip %50'lerdedir. Bu durum ise ciddi beslenme bozukluklarına neden olur.

Alkol karaciğer yetmezliği yanında, kalp hastalığı ve kanser riskini de arttırır. Beyinde hücre kaybına yol açar, uzun sürede beyin hücrelerindeki dejenerasyon artar, psikiyatrik bozukluklar başlar.
Devamını Oku...

KIRMIZI VE BOĞA YALANI

Yazar Bekir Yanardağ 8 Nisan 2018 Pazar 0 yorum
MATADOR

Matador, Boğa ve Kırmızı Yalanı

Kırmızı renk hiçbir zaman bir boğayı kızdırmamıştır. Boğalar matadorların elinde tuttuğu şalın kırmızı olduğunu bile bilmezler. Çünkü boğalar renk körüdür ve kırmızı rengibi diğer renklerden ayırt edemezler. Boğaları asıl kızdıran şey matadorun eline aldığı şapka ve şalı sallamasıdır. 

Boğaların kırmızı renge saldırmasını inancı, matadorların kırmızı başlık kullanması sebebiyle ünlenmiştir. Oysaki kırmızı başlığın amacı boğayı kızdırmak için değildi, seyirciye hoş görüntü vermek için seçilmişti. Kırmızı renk aslında insanları etkiler. Yapılan deneylerde kırmızı renginin kan basıncını yükselttiğini ve kalp atışını hızlandırdığı saptanmıştır.

Arenadaki boğalar kırmızı renkten dolayı sinirlenmezler. Kendinizi boğanın yerine koyun. Etrafınızda çığlık atan yüzlerce insanın içinde, sırtınıza saplanan onca kılıcın acısı içinde ve üstelik şalını sallaya sallaya üstünüze gelen birisi varsa, sadece kırmızı olduğu için bir bez parçasına mı kızardınız? 

Boğa güreşiyle ilgili yanlışlar sadece bundan ibaret değil. Boğa güreşi geleneği ilk olarak İspanya'dan çıkmamıştır. İlk çağlardan bu yana boğa, gücün, dayanıklılığın ve verimliliğin simgesi olmuştur. Boğa güreşinin ilk versiyonu antik Yunan, Roma, Mısır ve hatta Kore ve Çin medeniyetlerinde görülür.
Devamını Oku...

Amerikan yerlilerinin hayatımıza kattıkları ürünler

Yazar Bekir Yanardağ 7 Nisan 2018 Cumartesi 0 yorum
kızıldereliler

Amerikan yerlilerinin hayatımıza kattıkları ürünler

- Kakao
- Balkabağı
- Tapyoka
- Ananas
- Yabani Pirinç
- Avakado
- Kırmızı Biber
- Fasulye
- Tatlı Patates
- Şeker Akçaağacı
- Mısır
- Kaju
- Kauçuk
- Patates
- Domates
- Yer Fıstığı
- Asmakabağı
- Koka
- Bakla
- Tütün

Devamını Oku...

Güne Sol Ayakla Başlamak

Yazar Bekir Yanardağ 6 Nisan 2018 Cuma 1 yorum


Güne sol ayakla başlamak

Eski Yunan'da kahinler Kral Pelias'a ayaklarından sadece bir tanesinde sandalaet olan, diğer ayağı çıplan olan bir adamdan uzak durmasını söylemiştir. Çünkü kahinlere göre bu adam kralı öldürecektir. Bu durumdan sonra bütün halk kainlerin haber verdiği kişi olarak kendilerinin sanılacağı korkusu içindedir. Tek sandaletli Jason ortaya çıkınca da kehanet gerçekleşir, Jason kralı öldürür.

İlk inanış bu devirlerde sol ayakta ayakkabı olmamasının getireceği uğursuzluk olarak başlamıştır. Daha sonraları sol ayakla güne başlamanın, evin dışına ilk adımın sol ayakla atılmasının hatta ve hatta yataktan sol taraftan kalkılmasının uğursuzluğu şeklinde gelişti. En sonunda bu inanoş bütün dini inanışların içinde kendine bir şekilde yer almıştır.


Sol ayakla atılan adımın kişinin sadece kendisine de değil aynı zamanda karşısındaki kişiye de uğursuzluk ve ölüm getirebileceğine de inanılır. Bundan dolayı savaş sırasında düşmanı korkutmak için sol ayakla başlamak adet olmuştur. İlkokulda beden dersinde asker koşusu yaptığımız zamanları hatırlayın. Sol, sol, sol sağ sol...  Günümüz de bile hala bütün ordular yürüyüşlerine sol adımla başlarlar. Fakat asıl sebebi eski Yunan'daki batıl inanç değildir. Asıl sebebi insanların büyük bir kısmının sağ ellerini kullanmasıdır.

kalkan ve kılıç kullanılarak yapılan savaş devirlerinde askerler, sol ellerinde kalkanlar taşırken sağ ellerinde kılıç kullanarak atağa geçiyorlardı. İlk olarak sol ayaklarını ileri atıp, kalkanları öne çekip, kendilerini emniyete aldıktan sonra kılıç kullanıyorlardı. Bu şekildeki pozisyon (sol ayağın biraz ilerde olduğu) askerler için kılıç kullanırken durabilecekleri en dengeli pozisyondu. Günümüzde gelişmiş silahlarla yapılan savaşlarda da bu alışkanlık değişmedi.



Devamını Oku...

Sinekler Kışın Ne Yaparlar? Uyurlar mı?

Yazar Bekir Yanardağ 4 Nisan 2018 Çarşamba 0 yorum

Sinekler uyurlar mı? Kışın sinekler neden yok oluyor?


Sineklerin bütün türleri kış boyunca ortalıkta olmazlar. Havanın ısınmasıyla birden ortaya çıkıverirler. Yazın karasinekler günün her saati evimizin her tarafında dolanırken sivrisinekler gündürzleri ortalıkta görükmezler. Acaba sinekler mesai saatlerinin dışında ne işle meşguller? Yoksa uyuyorlar mı?

Sinekler ısıya aşırı hassas yaratıklardır. Güneş bir bulutun arkasına girince oluşan sıcaklık değişiminden bile etkilenirler. Kış soğukları sivrisineklerin yaşama şansını yok eder, özellikle de gelişmiş olanlarının.

Yani olay şöyle kış gelinceye kadar sinekler yumurtalarını bırakır. Sinekler kışın ölür. Yumurtalardan sağ çıkabilenler ise yeni bahar aylarında gelişmiş birer karasinekler olarak hayatımıza katılırlar. Evimizde gördüğümüz sinekler geçen senekiler değillerdir, onların yavrularıdır.

İnsanların yerleşim yerlerinde yaşamını sürdüren sivrisinekler çoğunlukla gece işe koyulurlar. Alacalaranlık saatleri, akşamüstü ve sabaha karşı aktiflikleri artar. Ayrıca aktif oldukları süre iki saati geçmez. Öyleyse bunlar aktif olmadıkları zaman ne yapıyorlar?

Sadece dinleniyorlar ya da uyuyorlar. Şöyle açıklayayım, kuvvetli ışık, havadaki nem oranının düşük olması ve bir de rüzgar, sivrisineklerin faaliyete geçmelerine engel olan en önemli etmenlerdir. Aktif olamdıkları zamanlarda çimenler, otlar, ağaçlar ve bitkilerin üzerinde dinlenirler. Boyutlarının küçük olması ve renklerinden dolayı zor seçilmeleri onları görmemizi engelliyor. Bazıları ise evlerin loş olan köşelerinde kalıyor.

Peki uyuyorlar mı? Hareketsiz kalıyorlar, dış ortamdan bağlantılarını kopartıyorlar. Ama buna uyumak denir mi bilmiyorum. Eğer buna uyumak deniyorsa balıklar da uyurlar. Bu hareketsiz kaldıkları zamanlarda beyinlerinde neler oluştuğunu henüz kimse bilmiyor. Zaten bir karasineğin veya örümceğin beynine elektrik kabloları bağlayıp bir molekül boyuntundaki beyinlerde ne olduğunu araştırmak pratikte mümkün gözükmüyor.

Devamını Oku...